24 11 2009

KADAYIF VE BAYRAM GELİYOR


Babaannem sağ olsaydı şimdi büyük ihtimal baklava açıyor olurduk bu günlerde ne güzel heyecanlardı baklava açardık, baklavanın artan hamurlarından da şahane bir börek yapardı babaannem tadına doyamazdık. Vefat ettiğinden beri de annem hep kadayıf tatlısı yapar oldu. En sevdiğim şerbetli tatlı diyebilirim. Geçenlerde ben de denedim ilk defa fena sayılmazdı.

500 gr. kadar kadayıfı elimle iyice ufaladım ve ikiye böldüm yarısını margarinle yağladığım 30cm. çapında bir tepsiye hafif bastırarak yerleştirdim arasına 1 su bardağı kadar dövülmüş ceviz serptim kalan kadayıfı üzerlerine yine hafif bastıraraktan döşedim, üzerlerine küçük fındık kadar margarin kesip koydum orta hararetli fırında kızarana kadar pişirdim.
4 bardak suya 3.5 bardak şekerle şerbet hazırladım. Biraz ılıttım, fırından çıkan tatlınında ilk sıcaklığı çıkınca şerbeti döktüm tam benim istediğim kıvamda oldu.
Afiyet Olsun.
Bayram geldi ya bir telaş temizlik yapılacak, tatlılar hazırlanacak, alışveriş yapılacak gerçi ben temizlik ve alışveriş kısmını bitirdim bile bir tek tatlı kaldı yapılacak yine düğme tatlısı yapacağım büyük ihtimal zaten bayramda evde durduğumuz yok o yüzden gelen gidende olmuyor azıcık yaparım yeter.
Bayramlarda hani hep çocuklara ucuz şeker alınır büyüklere çikolata alınır ya ne tuhaf değil mi sonuçta bayram en çok çocuklar seviniyor bu güzel günde onları mutlu etmek varken ne diye ucuz zararlı şekerleri alır ki insanlar geçen eşime de söyledim dedi ki "iyi şeker verirsen daha çok çocuk gelir" daha iyi değil mi dedim ne olacak bir kilo mu alacaksın iki kilo çikolata alırsın. Yanlış anlaşılmasın maddi durumu olmayanlar mecburen ucuza yöneliyor ama ben durumu çok çok iyi olan o kadar çok aile gördüm ki çocuklar için ayır şeker alan.
Yazımı okuyan varsa lütfen çocuklara ucuz şeker almayınn. Hem sağlığa zararlı hem de çocukları üzmeye değmez, şekerlikte güzel çikolatalar olduğunu görünce yüzleri güler, sevinirler.
Herkese iyi bayramlar diliyorum, bayram dönüşü güzel bir paspas modeliyle geleceğim detaylı anlatımını da yazacağım benim ilk el emeğim olacak eminim sizde beğenip hemen yapmak isteyeceksiniz.

Read more...

17 11 2009

ŞEHRİYELİ YOĞURT ÇORBASI


Kızım çok severdi küçükken yoğurt çorbasını zamanla yemez oldu sanırım bıktı biraz, hep bildiğimiz pirinçli haliyle yapardım ama bir arkadaşımda şehriyelisini yedik kızım da, bende çok sevdik artık şehriyeli yapıyorum daha güzel oluyor bence resim biraz bulanık çıkmış ama tadı çok güzel.
Malzemeler:
1 adet yumurta

1 çorba kaşığı un

5 çorba kaşığı süzme yoğurt

3 çorba kaşığı arpa şehriye

1 çorba kaşığı tereyağı

4 su bardağı su Daha fazla da olabilir

tuz, nane


Yapılışı: Öncelikle suyu dört bardak yazdım ama biliyorsunuz kaynadıkça koyulaşıyor çorba siz sevdiğiniz kıvamda daha fazla su da ekleyebilirsiniz.
Yoğurt, un ve yumurtayı bir tencerede iyice çırpıyoruz üzerlerine şehriyeyi ekliyoruz suyumuzla inceltip karıştırarak ocağa koyuyoruz. Kaynayana kadar sürekli karıştırıp kaynadıktan sonra ocağın altını en kısık ayara getiriyoruz. Ara sıra karıştırarak şehriyeler iyice yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz.

İsterseniz tereyağını içine ilave edin çorbanın ve ya biraz naneyle bir tavada eritip servis yaparken üzerine gezdirin.

Afiyet Olsun

Read more...

09 11 2009

İÇLİ KÖFTE (YALANCI)


Daha öncede içli köfte tarifi veriştim ama bu defa ki biraz değişik, haşlanmış patatesle yapılıyor ben bunu daha kolay açabildim diğer yaptıklarıma göre daha güzel oldu da bir türlü o oval şekli veremiyorum yine yuvarlak yapmak zorunda kaldım.

Ramazanda yapmıştım kaç adet çıktığını unuttum ama biz 13 kişiydik ve hepimize yetmişti.

Malzemeler:

2 su bardağı köftelik bulgur
3 adet haşlanmış iri patates
1 adet yumurta
yeteri kadar tuz
1 adet soğan
1 yemek kaşığı salça
pul biber


İç Harcı için:
250 gr. kıyma
2 adet soğan
50-60 gr. margarin (çeyrek paket)
1/2 su bardağı ceviz içi (arzuya göre)
maydonoz (arzuya göre)
tuz ve arzu ettiğiniz baharatlar

Yapılışı: Önce iç harcımızı yapıyoruz, iç harcının bir kaç saat önceden hazırlanıp iyice buzdolabında soğuması gerekiyor.
2 Adet Soğanı yemeklik doğruyoruz, margarin yağıyla biraz öldürüp içine kıymayı ilave ediyoruz, kıymalar suyunu salıp çekince baharatlarımızı, tuzumuzu, cevizimizi ve maydonozumuzu ekliyoruz 2 dk. daha ocakta tutup sonra soğumaya bırakıyoruz. Ceviz koyulmasada olur elbet ama o ayrı bir lezzet veriyor bence.

Patatesi haşlıyoruz ben düdüklü tencerede 10 dk. haşlıyorum yumuşacık oluyor. Bulguru üzerini geçecek kadar suyla ıslatıyoruz ve dinlenmeye bırakıyoruz.

Patatesleri bir ezme aparatıyla iyice eziyoruz içine bulguru ilave ediyoruz, yeteri kadar tuz koyuyoruz, bir yumurtamızı kırıp soğanımızıda rendeliyoruz en son salçayı da ekleyip hepsini güzelce yoğuruyoruz.

Hamurdan yumurta büyüklüğünde parçalar kopararak elimizle ortasını açıyoruz, iç harcımızdan koyuyoruz ve kapatıyoruz. Elimizi hafif ıslayarak açarsak hamuru daha kolay oluyor.

Bazı yörelerde sanırım önce haşlanıp sonra kızartılıyormuş ama ben haşlamıyorum direk bol ve kızgın sıvı yağda kızartıyorum. Yağın soğumaması ve köftelerin dağılmaması için her defasında iki üç adet koymak gerekiyor tavaya.

Afiyet Olsun..


Read more...

08 11 2009

MERCİMEK KÖFTESİ


Çok olmuştu mercimek köftesini yapalı ancak şimdi fırsat bulabildim eklemeye, bilmeyende yoktur sanırım ama olsun ben eklemek istedim çünkü çok seviyorum. Geçenlerde eşim bilgisayara format atmış bütün fotoğraflarım gitti en çok da yemek fotoğraflarıma üzüldüm kurtarabildiğim bir kaç tanesini eklemeye çalışacağım ama yorgunluktan canım hiç yazmak istemiyor bu aralar:(

Tarifi yemek günlüğümden almıştım çok güzel oluyor bu tarifle, sağolsun.

Malzemeler:
1 Su Bardağı İnce Köftelik Bulgur
2 Su Bardağı Kırmızı Mercimek
4 Su Bardağı Su
5-6 Dal Yeşil Soğan
1/2 Demet Maydanoz
2 Çorba Kaşığı Salça
2 Çorba Kaşığı Margarin (ben sıvı yağ kullanıyorum)
1 Adet Soğan
Tuz,pul biber ve arzu ettiğiniz baharatlar


Yapılışı: Mercimeği 4 su bardağı su ile haşlıyoruz,mercimeğin cinsine göre bazen biraz daha su eklemek gerekebiliyor. Mercimekler sararıp, yumuşayıp, suyunu çekince üzerine bulguru ekliyoruz. Üzerine bir kapak kapatıp dinlenmeye bırakıyoruz.
Soğanı yemeklik doğruyoruz, margarin ve ya sıvı yağla biraz öldürüyoruz, salçayıda ekleyip iyice karıştırıp ocaktan alıyoruz.
Genişçe bir kaba maydonozu ve soğanı ince ince kıyıp karıştırıyoruz üzerine tuz, biber ve arzu ettiğimiz baharatları ekliyoruz.Mercimekli bulguru da üzerine ilave ediyoruz en son salçalı yağımızıda ekleyip iyice karıştırıyoruz. Elimizle köfte şekli verip servis ediyoruz.

Notlarım: Mercimeği haşlayınca biraz sulu bir kıvamı oluyor ama üzerine bulguru ekleyince epeyce sertleşiyor salçalı yağı ekleyince biraz yumuşuyor maydonoz ve soğanda hafif sulandığı için onlarda yumuşatıyor ve güzel bir kıvam alıyor. Önce sulu oldu diye sonra da sert oldu diye endişelenmeyin ben ilk yaptığımda olmadı zannetmiştim o yüzden sizinlede paylaşmak istedim.

Read more...

20 10 2009

YAZIKLAR OLSUN

Kahramanlar gibi karşılandılar, bir ellerinde güller, bir ellerinde imralı canisinin posterleriyle, zafer işaretleri yaparak, güle oynaya halaylar çeke çeke...
Sanki onlar değildi yüz binlerce canımıza kıyan onlar değildi anaları babaları gözü yaşlı bırakan, minicik yavruları yetim bırakan. Nasılda bir zafer edası yüzlerinde o çirkin gülüşleriyle.
Hrant Dink öldü diye ayağa kalkan bizler, Merve öldü diye ayağa kalkan bizler, milli maç var diye ekranların başından ayrılamayan sokaklara dökülen, biz milletiz biz türkiyeyiz diye haykıran bizler öylece seyrettik.
Elleri kanlı, yürekleri kapkara, caniler, kalpsizler, vicdansızlar, sokaklarımızda dolaşacak şehitlerimizin kanlarıyla sulanan caddelerimizde, sokaklarımızda hiç bir şey olmamışcasına...Öfkemi, kinimi anlatacak söz bulamıyorum sadece yazıklar olsun diyorum.

Read more...

15 10 2009

YANIKLARA SALATALIK

Bu yazıyı uzun zamandır yazmak istiyordum bir türlü fırsat bulamadım. Suna Dumankaya' nın önerisi 1. ve 2. derece yanıklara salatalık suyu iyi geliyor. Geçtiğimiz günlerde annemlerde kalmıştık betül ve ben. Sabah erkenden kalkmış betül, annem ilgilenmiş sağolsun ben de fırsat bu fırsat epeyce uyumuşum ki betülün ağlamasıyla uyandım ama nasıl ağlama hiç bu şekilde ağladığını duymamıştım kesin dedim çay filan döküldü. Mutfağa koştum her taraf yağ, betül ağlıyor, annem çırpınıyor meğersem annem betüle patates kızartmak istemiş ocağa yağı koymuş yağ kızarken patatesi soymuş tam lavaboya patatesi yıkamak için dönmüş ki betül elinde bir kaşık güya kızartma tavasını karıştıracakmış tava ocaktan kayıverince eline doğru dökülmüş kızgın yağ. Hemen dolapdan buzlu bir şişe alıp eline tuttuk yanıklar için kremde sürdük ama krem sürdükçe ağladı elini yerlere sürmeye çalıştı bizde mecburen yıkamak zorunda kaldık. tam iki saat boyunca ağladı kuzum hiç susmadı, bizde su şişesini o iki saat betülün eline tuttuk bir ara annem tutarken internette baktım suna dumankaya yanıklar için salatalık suyu önermiş, İbrahim Saraçoğlu ise patates suyu.
Patatesi sürdürmez eline diye salatalık rendeledim, yanık yerine koydum herhalde bi 10-15 dk. kadar durup elini yıkadım güzelce, artık acısı kalmamıştı hiç sesi çıkmadı gülmeye başladı tekrar, çok şükür hemen acıyı kesmiş salatalık Allah'ın izniyle,ne zor gündü bir kaç gün o elini hiç kullanmadı korkudan bir yere gideceğimiz zaman o elini hiç tutturmadı yavrum. Hala yatıp kalkıp dua ediyorum şükrediyorum. Yerlere dökülen yağı görseniz yüzüne gözüne gelmediğine şaşıp kalırdınız rabbim korudu binlerce kere şükürler olsun.
Eli de su toplamıştı iz kalmasın diye uyuduğu zamanlar krem sürdüm, iz de kalmadı geldi geçti Allah'ım bir daha yaşatmasın o acıyı.

Read more...

11 10 2009

RAMAZAN PİDESİ

Ramazan geldi geçti ekleyemedim bu tarifi ama olsun ara sıra canınız pide isterse kendiniz yaparsnız sıcacık yersiniz. Ramazan ayının tadı hiç bir şeyde yok gerçekten değil mi? en kötü yanı sıcak sıcak pide yiyememek oluyordur herhalde niye ramazan haricinde pide yapılmaz yapılsa da aynı güzellikte olmaz bilmem.


Bu tarifi aylardır arayıp da bulamadığım Zuhal Hanım'ın blogundan aldım. Daha önce bir kaç diziden tanıyordum kendisini çok beğeniyordum sonra bir gün Oktay Ustanın yemek programına katıldı harika şeyler yapmıştı o gün. Blog yazdığınıda söylemişti ismini biliyordum ama soyadını bir türlü hatırlayıpda internette arayamadım blogunun adresini belki iki sene filan aramışımdır gerçekten bir türlü bulamamıştım. Tesadüfen pide tarifi ararken karşıma çıktı çok sevindim çok tatlı bir bayan çok da maharatli ellerine sağlık.

Malzemeler:

250 ml. su

250ml.Süt

1 paket kuru maya(10gr)

1 çorba kaşığı silme şeker

1 çorba kaşığı silme tuz

5,5 su bardağı un

50 gr tereyağ

isteğe göre yumurta üzeri için

Yapılışı : Tereyağını eritiyoruz hafif ılıtıyoruz. Süt ve suyuda bir tencerede biraz ılıklaştırıyoruz, tereyağı ile karıştırıyoruz. Mayayı, tuzu, şekeri ve yavaş yavaş ununu ekleyip karıştırıyoruz. Ekmek hamurundan biraz daha yumuşak olacak şekilde kıvam aldırıp iyice yoğuruyoruz. Hamurumuz hazır olunca üzerini örterek bir saat dinlenmeye bırakıyoruz.

Dinlenen hamurumuzu yağlayıp unladığımız ve ya yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsimize alıyoruz. 1-2 kaşın un ve azıcık suyla ayran kıvamında bir karışım hazırlıyoruz.

Hamurumuza bu karışımdan sürerek kaşık ve ya el yardımıyla pide şekli veriyoruz üzerine susam, çörek otu serpip , önceden ısıtılmış fırında üzeri kızarana dek pişiriyoruz.
Kenarda ki küçük pidecik kızımın ellerinden:)
Ben pidenin üzerine bir küçük yumurta çırpıp sürdüm . Yumurta sürmeyecekseniz fırında pişmeye yakın üzerine sıvı yağ sürüp pişirmeye devam edin.

Afiyet Olsun..





Read more...

07 10 2009

İKİNCİ SINIFA GEÇTİM :)


Merhabalar herkese bir aydan fazla olmuş birşeyler yazmayalı hiç elim varmıyor canım istemiyor nedense fotoğraf çekesim yok, yeni tarif deneyesim yok ,olanları ekleyecek takatim de yok biraz toparlanabilsem birikenleri eklesem ama bakalım ne zaman gücümü toplarım.

İkinci sınıfa geçtim artık iki dersim vardı zayıf olan onları da bütünlemede verdim ve sınıfımı geçtim:) bakalım bu dönem ne yapacağım yine uzun bir çalışma maratonuna girmem gerekiyor.

Kardeşim nişanlanıyor görümce oluyorum artık hayırlısıyla inşaallah hep mutlu olurlar.

Kızım büyüyor ve büyüdükçe daha hareketleniyor nerden buluyor bu enerjiyi düz duvara tırmanıyor diye bir tabir vardır ya bugün ben onu canlı canlı yaşadım:) elini atıyor bacağını atıyor duvara tırmanmaya çalışıyordu ya şaştım kaldım ne yapacaksa geçen günde buzdolabının içine girmiş raflara tırmanmaya çalışıyordu bir dakika yanlız bırakamıyorum azıcık sesi çıkmayıversin içim bir fena oluyor hemen koştura koştura aramaya başlıyorum ev içinde.

Böyle olması iyi bazen yorgunluktan basamasamda ayaklarımın üstüne oturup bir köşede sessiz sakin durmasını hiç istemem doğrusu.

Bugün bebek görmeye gittik çok sevdi bebeği öptü, kokladı, şarkılar söyledi güldürmeye çalıştı hayvan taklitleri yaptı öyle tatlıydı ki büyüdüğünü iyice belli etti.

Aslında iyi anlaşıyor bu ara çocuklarla ama mesela bir arkadaşına gel diyor o gelmeyince başlıyor ağlamaya gidip çocuğa vurmaya kalkıyor herşeyi, herkesi kendisi yönlendirmek istiyor bu yaşta ki çocukların hepsi aynıdır sanırım. Buda geçecek deyip sabrediyoruz.

Önümüzde ki yıl kreşe verebilsem çok iyi olacak onun için inşaallah.

Başka da bir değişiklik yok hayatımızda bazen çok hevesle açıyorum blogumu bir şeyler yazayım diye yok olmuyor bir iki yazıyorum sonra silip kapatıyorum nedendir bilmiyorum. Özellikle ramazan da çok istemiştim pide tariflerimi, ramazan sofralarımı eklemeyi olmadı.

önümüzde ki hafta eklemeye çalışacağım inşaallah.

Herkese iyi geceler..



Read more...

08 08 2009

ISLAK KURABİYE


Bu tarifi Nino'nun blogundan aldım harika bir lezzet içine azıcık iri dövülmüş fındık da olsa tam hazır aldığımız topkekler gibi . Gerçi yapmayan bilmeyen kalmamış sanırım ıslak kurabiyeleri bir ben duymamışım bu güne kadar. Ben çok beğendim yiyenlerde sevdiler hatta tatlıyla arası olmayan annem bile çok beğendi. Hala duymayan bilmeyen varsa mutlaka deneyin derim.

Malzemeler:
Hamur için :
1 paket (25 gr.) kakao
1/2 paket oda sıcaklığında margarin
1 adet yumurta
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 çay bardağı sıvı yağ
1 çay bardağı şeker
Aldığı kadar un
Üzeri için:
3 çay bardağı şeker
3 çay bardağı su
Yapılışı: Önce şerbeti hazırlıyoruz 3 çaybardağı şeker ve üç çay bardağı suyu kaynatıyoruz biraz koyulaşınca ocağı kapatıp şerbeti soğumaya bırakıyoruz, 1 saat kadar.
Oda sıcaklığında iyice yumuşamış olan margarinle şekeri iyice krem kıvamına gelene dek elimizle ya da mikser yardımıyla karıştırıyoruz. Hamur için yazılan diğer malzemeleride ekleyip yumuşak bir hamur elde ediyoruz.
Hamurdan cevizden birazcık daha küçük parçalar koparıp, yuvarlıyoruz fırın tepsimize diziyoruz, üzerleri çatlayana kadar pişiriyoruz. Fırından çıkan sıcak kurabiyeleri teker teker alıp soğuyan şerbete batırıp hemen çıkarıyoruz ve başka bir tepsiye diziyoruz ben kızartma yaparken kullandığımız maşalardan kullandım kurabiyeleri maşa yardımıyla tutup şerbete hemen ardından hindistan cevizine batırdım.
Orta hararetli fırında yaklşık 15 dk. içinde pişmiş oluyor.Orta boy fırınların yuvarlak fırın tepsisine tam bir tepsi çıktı bu malzemeden
Afiyet Olsun.

Read more...

  © Blogger template Fishing by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP