31.12.2008

KAHVELİ PASTA


Bu pastayı uzun zamandır denemek istiyordum. Değişik bir tarif çok hoşuma gitti. Porselen Demlik Çay Saati etkinliğine katıldım Kahveli Pastamla . Harika bir pasta gerçekten mutlaka denemenizi tavsiye ederim.


Malzemeler:

Kek için:

2 çorba kaşığı margarin (60 gr.)

1/2 su bardağı tozşeker

1 büyük paket (160 gr.) bitter çikolata

3 adet yumurta

2 adet muz

1 su bardağı un

1 paket kabartma tozu


Kreması için:

3 çorba kaşığı un

2 su bardağı süt

3 çorba kaşığı kakao

3 çorba kaşığı toz şeker

2 çorba kaşığı margarin

1 çorba kaşığı filtre kahve


Keki ıslatmak için:

1 su bardağı sıcak su

2 çorba kaşığı filtre kahve

1 çay bardağı pudra şekeri

1/2 paket vanilya


Yapılışı: Önce kekimizi hazırlıyoruz bunun için; margarini, toz şeker,ve bitter çikolatayı bir kaba alarak mikrodalga fırının 400 watt konumunda 5 dk. kadar ya da bir tencereye alıp orta ısılı ocakta 3 dk. kadar eritiyoruz.

Ymurta ve muzları bir kaba alıp blender yardımıyla çırpıyoruz. Üzerlerine ılınmış olan çikolatalı karışımı döküyoruz. Unu ve kabartma tozunu ekleyip metal bir kaşıkla çok az karıştırıyoruz. Hamurumuzu yağlanmış ve unlanmış bir fırın kabına (benim tepsim 30*18 ebatlarındaydı) döküp önceden ısıtılmış 180 derece fırında kekimiz kızarana kadar (yaklaşık 30 dk.) pişiriyoruz.

Kekimiz pişerken bir tencereye krema için gerekli malzemlerin hepsini koyup karıştırarak ocakta muhallebi kıvamına gelene dek pişiriyoruz ve soğumaya bırakıyoruz.

Sıcak suyu, vanilyayı, filtre kahveyi, ve pudra şekerini karıştırıp keki ıslatmak için bir kenara alıyoruz.

Kekimiz fırından çıkınca biraz ılınmasını bekleyip daha sonra kalıptan çıkarıyoruz. Bir ip yardımıyla ortadan uzunlamasına kesiyoruz. Islatmak için hazırladığımız karışımın yarısını kaşık yardımıyla kekimizin alt parçasının üzerine döküyoruz. Arasına kremamızı düzgünce yayıyoruz.

Kekin üst parçasınıda üzerine koyup kalan kahveli karışımla üst parçayıda ıslatıyoruz ve buzdolabında 1-2 saat dinlenmeye bırakıyoruz.

Üzerini dilediğimiz şekilde süsleyip servis ediyoruz.

Filtre kahve dediğim sıcak suyla karıştırıp içtiğimiz kahve çok ünlü bir markası var ama yazamıyorum zaten anlamışsınızdır.


Afiyet Olsun..

KISIR VE HİNDİSTAN CEVİZLİ KURABİYE




Hergün yesem bıkmayacağım lezzetlerden iki tanesini daha sunmak istedim size. Kısır ve Hindistan cevizli kurabiye. Kurabiyenin tarifini mutfaksırları'ndan aldım. Bu güzel tarif için teşekkür ederim.

Kısır için malzemeler:
1 su bardağı ince köftelik bulgur

1 su bardağı sıcak su

1 adet küçük boy soğan

1 yemek kaşığı salça

1 fincan sıvı yağ

yarım bağ maydonoz

2 adet yeşil soğan

5-6 adet kıvırcık yaprağı

3-4 dal nane

tuz, pul biber, karabiber dilediğiniz kadar

Yarım limonun suyu

Yapılışı: Bulguru sıcak su ile ıslatıyoruz ve ağzını kapatıp dinlenmeye bırakıyoruz.
Maydonozu,yeşil soğanı, kıvırcığı ve naneyi ince ince kıyıyoruz.
Kuru soğanı küçük küçük doğrayıp sıvı yağda salça ile birlikte bir miktar soteliyoruz.
Bulgurlarımız suyunu çekince doğradığımız yeşil sebzelerle, sotelediğimiz soğanlarla, tuz ve dilediğimiz baharatlarla harmanlayıp kaselere servis ediyoruz.
Birçok insan kısıra kıvırcık koymaz ama ben hep koyarım daha güzel oluyor bence .


Hindistan cevizli kurabiye için malzemelerim:

1 paket margarin,
5 yemek kaşığı pudra şekeri

1 paket kabartma tozu

3.5 Su bardağı un

1 paket hindistan cevizi

2 adet yumurta

Yapılışı: Margarini oda sıcaklığında bekletip yumuşatıyoruz.

İçine pudra şekerimizi, unumuzu, kabartma tozumuzu ekliyoruz ve 4 yemek kaşığı hindistan cevizimizi ekliyoruz. Yumurtamızın bir tanesinin tamamını bir tanesininde sarısını hamura ekliyoruz. Hamurumuzu iyice yoğuruyoruz.
Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopararak elimizle yuvarlıyoruz önce yumurtanın beyazına daha sonra kalan hindistan cevizine bulayıp tepsimize diziyor orta hararetli fırında üzerleri kızarıp çatlayana kadar pişiriyoruz.

Çok tatlı bir kurabiye olmuyor o yüzden daha tatlı olmasını isterseniz pudra şekeri miktarını bir iki kaşık daha artırabilirsiniz.

Afiyet olsun..

30.12.2008

ELMALI KURABİYE



Hafta sonu annemlerdeydim kardeşim elmalı kurabiye istedi bende seve seve yaptım. Lise yıllarında çok yapar yerdik. Evlendiğimden beri bir türlü hamurunu tutturamamıştım o yüzden hep yuvarlak yapmak zorunda kalıyordum ama bu kez oldu. Hamuru biraz sert yoğurmak gerekiyor birde elmalar iyice suyunu çekmiş olmalı yoksa hamur rulo yapılmıyor.
Malzemeler:

100 gr. margarin

1 çorba kaşığı sıvı yağ

1/2 su bardağı pudra şekeri

1/2 su bardağı yoğurt

2.5 su bardağı un

1/2 paket kabartma tozu

İç Harcı için:
2 adet orta boy elma
2 çorba kaşığı toz şeker
ceviz içi ve tarçın

Üzeri için; pudra şekeri

Yapılışı: Önce elmalarımızı rendeliyoruz. Tavamıza alıp üzerine şeker ve dilediğimiz kadar çekilmiş ceviz içi ve tarçın ekleyip, elmalar iyice suyunu çekene kadar pişiriyoruz ve soğumaya bırakıyoruz.
Oda sıcaklığında beklemiş ve yumuşamış margarini derince bir kaba alıyoruz. Yoğurdunu, pudra şekerini ekleyip karıştırıyoruz. Bu karışıma un ve kabartma tozunu eleyerek ekliyoruz ve iyice yoğuruyoruz.
Hamuru üç eşit parçaya ayırıyoruz. Bir parçasını elimizle yuvarlayıp tezgaha alıyoruz merdane yardımıyla çok ince olmayacak şekilde açıp sekiz eşit parçaya bıçakla kesiyoruz.



Parçaların her birinin geniş olan kısımlarına elmalı harçtan biraz koyup rulo halinde sarıyoruz. tepzimize dizip orta hararetli fırında üzerleri kızarana dek pişiriyoruz. Üzerlerine birşey sürmüyoruz yanlızca fırından çıkıp soğuyunca pudra şekeri eliyoruz ve servis ediyoruz.



Afiyet Olsun..






29.12.2008

HER YERDE KAR VAR VE ACI BİR HABER


Cumartesi günü ablamın kayınpederini kaybettik. Pek sık görüştüğümüz söylenemez ama çok severdim. Ablam da öyle bir dediğini iki etmez peşinde pervane olurdu kendi babasından bulamadığı sıcaklığı onda bulmuştu sanki. Tanıdığım kadarıyla çok iyi, kimsenin iyisine kötüsüne karışmayan kendi halinde namazını kılan Kur'an'nını okuyan bir insandı. Evden Camiiye, Camiiden eve kimseye bir zararı olmayan tertemiz bir adam. İki haftadır hastalıkla boğuşuyordu artık yenik düştü ve acı haberi geldi bir türlü kurtulamadım etkisinden aklıma geliyor gözlerim doluyor sürekli.
Hava şartlarından gidemedik yanlarına ama Ablamın halini düşündükçe daha bir kahroluyorum. Elim titreye titreye telefon ettim dayanamadım zar zor bir kaç kelime konuşabildim.
Ne diyeyim ölüm çok acı gerçekten bir daha onu görememe düşüncesi bitiriyor insanı. Sevdiklerini düşünüyor insan bir ölüm haberi alınca ya diyorum ya onlara birşey olursa ben ne yaparım ve bunları düşündükçe kalp kırmamaya gayret ediyorum. Hiç değmiyor inanın.
Rabbim rahmet etsin çocuklarına eşine sabırlar versin.

Hava şartlarından gidemedik dedim gerçekten ne kadar güzel bir kar yağmıştı. 2 senedir hasret kalmıştık bu görüntüye. Evimizin önündeki parkta çocuklar kartopu oynuyor, kardan adam yapıyor, kayıyor doyasıya gülüp eğleniyorlardı. Kızımı da babası götürdü parka karla tanışsın diye ama bizim kız salıncağa binmek, kaymak istemiş o yüzden de biraz huysuzlanmış. Babası kara yatırmış çekmiş fotoğraflarını zaten herkesin elinde bir makina çocuklarını çekiyorlardı Allah bilir ama daha bu görüntüleri ancak fotoğraflarda göreceğiz gibi geliyor bazen, küresel ısınmadan dolayı yinede dediğim gibi Allah bilir tabii ki bizler bilemeyiz. İnşallah devamı gelir bu beyaz güzelliğin.


Gerçi biz kar yağdı diye sevinirken, oyunlar oynarken bir yerlerde hala evsiz insanlar soğuktan hayatlarını kaybediyorlar.İçim acıyor bu haberleri gördüğüm zaman yazıklar olsun bize diyorum ama elimden de bir şey gelmiyor Allah yardımcıları olsun. Tabii devletimizde yardımcıları olsun ki böyle acı haberler duymayalım bir daha.



İşte bir iki fotoğraf size demiştim ya huysuzlanmış diye o yüzden fazla fotoraf çekememiş babamız.








Kara yatırmış babası kuzumu :)Evde salıncağı var aslında ama yinede parka gider gitmez salıncaklara koşar cimcime :)

AĞLAYAN KEK (PASTA)


Bu keke bayılıyorum ben. İlk defa denedim Hatice arkadaşım çok güzel yapar sağolsun bende bir denemeye karar verdim keki çok güzel pişti kabardı ama kremasının üzerine sıcak çikolata sosu dökünce krema eridi görüntü pek güzel olmadı ama tadı enfes. Bir daha hatice arkadaşım yaparsa onun yaptığının fotoğrafını çekip ekleyeceğim buraya. kendisinede buradan sevgiler gönderiyorum biricik oğullarını öpüyorum.


Malzemeler:

4 yumurta

3 kahve fincanı şeker

3 kahve fincan un

1,5 çorba kaşığı kakao

2 çorba kaşığı süt

1 paket kabartma tozu


kreması için :1 su bardağı süt

1 paket krem şanti


çikolata sosu için :

1 su bardağı süt

1 çorba kaşığı un

1 su bardağı su

1 çorba kaşığı kakao
2 çorba kaşığı toz şeker


keki ıslatmak için 2 su bardağı süt


Yapılışı: Keki için şeker ve yumurtayı şeker iyice eriyinceye kadar mikser yardımıyla çırpıyoruz. Sütü, kakaoyuda ekleyip biraz daha çırpıyoruz. Son olarak üzerine eleyerek unu ve kabartma tozunu ekleyip metal bir kaşık yardımıyla çok fazla çırpmadan karıştırıyoruz.

Margarinle yağladığımız bir fırın kabına kekimizi döküp orta hararetli(170 derece) fırının orta katında kekimiz pişene kadar yaklaşık 20 dk. pişiriyoruz.

Kekimiz pişerken çikolata sosunu hazırlıyoruz. Şeker, un, ve kakaoyu bir tencerede karıştırıyoruz. Azar azar su ve süt karışımını ekleyip, karıştırarak orta hararetli ocakta kaynayıncaya kadar pişiriyoruz ve soğumaya bırakıyoruz.

Kekimiz fırından çıkınca iki su bardağı soğuk sütümüzü üzerine döküyoruz ve dinlenmeye bırakıyoruz.

Bu arada kremşantimizi sütle çırpıp kıvamını alınca soğuyan kekin üzerine düzgünce yayıyoruz. En son üzerlerine soğuyan çikolata sosunu döküp buzdolabında 1-2 saat beklettikten sonra servis ediyoruz.


Notlarım:

Benim fırın tepsim 30 *18 ebatlarındaydı sizin bu boyutlarda tepsiniz yoksa sanırım 25 cm çaplı yuvarlak bir tepsi uygun olur.

Artık bir çoğumuz biliyoruz kekin içine kürdan batırıp çıkarıyoruz eğer kürdan temizse kek pişmiştir eğer hamurluysa bir müddet daha pişirmek gerekiyor. Bu durumu ben sık yaşadım kekin içi pişene kadar üzeri yanıyordu. Kekinizin üzeri kızarınca üzerine alimünyum folyo örterseniz içinin de kek yanmadan pişmesini sağlarsınız.


Afiyet Olsun.


25.12.2008

İÇLİ KÖFTE



İçli Köfte yaptım :) Çok sevindim. Hep korkar çekinirdim denemeye bir cesaret yapmaya karar verdim eşim çok istiyordu. İlk yapışım olmasına rağmen fena değildi en azından köfteler dağılmadan yapabildim gerçi şekil vermekde epeyce zorlandım. Bende yuvarlak yaptım ne yapayım ilk seferinde bu kadar olur tecrübe kazanmış oldum bir daha ki sefere daha güzel olacağından eminim. Betül'ü görmeliydiniz ellerim çok kirli olduğu için fotoğrafını çekemedim o da benimle birlikte aynı hareketleri yapıyordu elinde hamur varmış gibi çok tatlıydı onun da eline hamur verdim istemedi hayali köfteler yaptı kendince büyüdükçe çocuklar daha bir sevimli oluyorlar.


Hem haşlama hem kızartma yaptım ama kızartmanın resmini çekmeyi unutmuşum. Kızartması daha güzel oluyor hem görüntü hemde lezzet açısından. Bence mutlaka denemeniz gereken harika bir yemek tarifi nerden yazmışım hatırlamıyorum eski tarif defterimde buldum. Buradan isim veremediğim için özür dilerim kendisinden bu güzel tarif için de teşekkür ederim. Çok uzattım yine işte malzemelerim geliyor.


Malzemeler: (12 adet için)

1 su bardağı ince köftelik bulgur

1 su bardağından iki parmak eksik irmik

1 adet küçük boy soğan
1 adet yumurta

1 çorba kaşığı salça
tuz ve arzu ettiğiniz baharatlar
iç harcı için:

250 gr. kıyma

60 gr. margarin (çeyrek paket)
2 adet soğan

tuz ve yine arzu ettiğiniz baharatlar

Yapılışı: Öncelikle iç harcımızı hazırlıyoruz bunun için; soğanları çok küçük doğruyoruz. margarin yağıyla birlikte biraz soteleyip üzerlerine kıyma ve baharatları ekliyoruz. Kıymamız pişene kadar kavuruyoruz.
İç harcımız hazır olunca oda ısına gelene kadar bekletip buzdolabına koyuyoruz.
Derince bir kapta bulguru bir bardak sıcak su ile ıslatıyoruz. Üzerini örtüp dinlenmeye bırakıyoruz.
İrmiği de yine aynı şekilde bir kaba alıp üzerine irmikle aynı miktarda sıcak su ile ıslayıp üzerini örterek dinlendiriyoruz.
Bir saat kadar dinlendikten sonra irmik ve bulguru karıştırıp üzerlerine yumurtayı kırıyoruz. Salçasını tuzunu baharatını ekleyip elimizi ıslatarak iyice yoğuruyoruz.
Hamurumuzdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp yuvarlıyoruz işaret parmağımızla bastırarak içini çok ince olacak şekilde oyuyoruz.
İç harcımızdan bir kaşık alıp hamurumuzun ortasına koyuyoruz ve kapatıp şekil veriyoruz.

(Resim çok karanlık çıkmış ellerim o haldeyken anca çekebildim )
Eğer haşlayacaksak kaynamış suya tuz ekliyoruz. Köfteleri içine atarak 10 dk. haşlıyoruz. Üzerlerine kızgın tereyağ dökerek servis ediyoruz.
Kızartma yapılacaksa bol sıvı yağda her iki tarafıda nar gibi kızarana dek pişirip servis ediyoruz.


Notlarım:
Ben haşladıklarımın üzerlerine salçalı tereyağ döktüm güzel oldu.
İç harcını bir gün önceden hazırlayıp buzdolabında bekletmek daha iyi sonuç veriyormuş ama ben son anda yapmaya karar verdiğim için margarinin donmasını bekleyemedim o yüzden de şekil veremedim kapatması zor oldu.
Afiyet Olsun.


22.12.2008

RUS SALATASI


Rus salatsı bayram da ikramımdı. Gerçi evde durmadığımızdan pek kimseye ikram edemedim hepsi bana kaldı :) çok seviyorum sizlerle de paylaşmak istedim.


Malzemeler:

2 adet orta boy patates

3 adet orta boy havuç

250 gr. kornişon turşu

1 su bardağı konserve bezelye

1/2 su bardağı yoğurt

3 çorba kaşığı mayonez

5-6 damla limon suyu

tuz


Yapılışı: Patates ve havuçları küçük küpler halinde doğruyoruz. Hafif diri kalacak şekilde haşlıyoruz. 15 dk. yeterli olur sanırım ben genellikle düdüklü tencerede 5 dk. haşlıyorum.

Kornişon turşuyuda yine küçük küpler halinde doğruyoruz.

Genişce bir kasede mayonez, yoğurt, bir miktar tuz ve limon suyunu çırpıyoruz.İçine konserve bezelyeleri, havucu, patatesi, turşuyu ekleyip yavaşça sebzelere zarar vermeden karıştırıyoruz. Dolapta soğutup dilediğimiz şekilde servis ediyoruz.

Bu malzeme 5-6 kişiye ikram edilebilir. Ben turşuyu biraz bol tuttum öylesini daha çok seviyorum siz damak tadınıza göre ayarlarsınız.

Afiyet Olsun..



21.12.2008

BÜRYAN PİLAVI


Bu tarifi Anneler Forumunda Suna arkadaşımdan duymuştum ilk.
O günden sonra davetlerimde vazgeçilmezim oldu. Fotoğrafı pek güzel çekemedim telaştan ama tadı enfes. Göçmen Pilavı olarak da biliniyor denemenizi tavsiye ederim.
Sevgili Suna ve Birgül annesine saygılar sunuyorum buradan.
Malzemeler: (4 kişilik)
2 su bardağı pirinç
2 su bardağı sıcak su ve ya tavuk suyu
4 adet tavuk budu
1 adet soğan
ve tereyağ dilediğiniz kadar
Yapılışı: Tavuk butlarını haşlıyoruz. Ben genelde düdüklü tencerede 15 dk. kadar haşlarım.
Pirincimizi üzerini geçecek kadar sıcak suyla ıslatıp 20 dk. dinlendiriyoruz.
Soğanımızı çok küçük doğruyoruz.
Bir tencerede yağ ve soğanı kavuruyoruz. İyice yıkayıp suyunu süzdüğümüz pirincimizi de ekleyip biraz daha kavuruyoruz.
uygun büyüklükte bir fırın tepsimize kavrulan pirinç ve soğanımızı yayıyoruz. Üzerlerine sıcak suyumuzu ekleyip tavuk butlarını güzelce yerleştiriyoruz.
Orta ısılı bir fırının alt katında Pilav suyunu çekene kadar pişiriyoruz.
İşte bu kadar Suna arkadaşımın dediği gibi basit ama çok lezzetli.
Tepsimin büyüklüğünü yarın ölçüp vereyim unutmazsam.
Afiyet Olsun..

20.12.2008

DOMATES ÇORBASI


Hep hazır alıp yediğimiz, çok sevdiğimiz domates çorbasını daha sağlıklı olur diye evde yapmaya karar verdik eşimle birlikte :)

Malzemeler:
3 adet orta boy domates

1 yemek kaşığı un (tepeleme)

1 tatlı kaşığı salça
2.5 su bardağı su ve ya et suyu
1 yemek kaşığı sıvı yağ
tuz, kuru nane
2 yemek kaşığı kaşar peyniri rendesi
Yapılışı: Tenceremize sıvı yağı ve dolu dolu bir yemek kaşığı unumuzu ekleyip hafif kavuruyoruz çok sarartmadan. İçine salçamızı ilave edip karıştırıyoruz. (salça arzuya bağlı rengi daha hoş olsun diye koydum isterseniz koymayabilirsiniz)
Domatesleri rendeliyoruz tenceredeki karışıma ekleyip iyice karıştırıyoruz topak topak olmaması için.
Daha sonra yavaş yavaş sıcak suyumuzu ve tuzumuzu ilave edip devamlı karıştırarak çorbamız koyulaşana kadar pişiriyoruz.
Çorba hazır olunca tel bir süzgeçten geçirip servis kaselerine koyuyoruz üzerine kaşar peyniri rendesi ve arzuya göre nane ekleyip servis ediyoruz.
Hazır alınanlardan bin kat daha güzel ve daha sağlıklı gerçi domates mevsimi değil ama yazdan hazırladığımız domates konservelerinden yapılabilir.
Ben çekirdekleri filan ağıza gelmemesi için tel süzgeçten geçirdim.
Birde ben mutfakta başka işlerle uğraşırken eşim çorbayı karıştırıyordu içine haşlanmış patates ve havuç atmış birer dilim daha lezzetli olsun diye gerçekten güzel olmuştu yakışmış. Eşimin ellerine sağlık.
Afiyet olsun..

18.12.2008

SAKALLI POĞAÇA


Sakallı poğaçayı ilk Olcay arkadaşımdan duydum ama verdiği tarifi bulamayınca nette araştırdım ve Atasofrası'nın tarifi daha uygun geldiği için denemeye karar verdim. Hamuru çok güzel pastane poğaçalarından hiç bir farkı yok denemeye değer ;)


Malzemeler:

1 su bardağı sıcak süt (çok kaynar olmayacak şekilde)

1/2 su bardağı ılık süt

1 su bardağı sıvı yağ

1 tatlı kaşığı toz maya

tuz

Aldığı kadar un (5 su bardağı kadar)
Arasına koymak için 1 kase beyaz peynir ve yarım bağ maydonoz
Üzeri için 1 adet yumurta sarısı
Yapılışı: Ilık sütle mayayı eritiyoruz. İçine sıvı yağ, sıcak süt, ve tuzunu ekleyip karıştırıp azar azar unumuzu ekleyip yine yumuşak bir hamur elde edinceye kadar yoğuruyoruz.
Hamur hazır olunca ılık bir ortamda üzerini örterek mayalanmaya bırakıyoruz. (30 dk. kadar) .
Hamurumuz kabarıp puf puf olunca çok küçük ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp elimizle yuvarlayarak şekil veriyoruz ben oval şekil verdim.
Yağlanmış fırın tepsimize hazırladığımız poğaçaları dizip üzerlerine yumurta sarısı sürüyoruz. Orta ısılı fırında(175 derece) üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.(yaklaşık 25. dk. kadar)
Poğaçalarımız pişince fırından alıp üzerine kurumaması için temiz bir bez örtüp soğumaya bırakıyoruz.
Soğuyan poğaçalarımızın ortasından kesiyoruz tam ayırmayın keserken,içine beyaz peynirlerimizi koyup peynirli kısımları küçük doğradığımız maydonozlara batırıp servis ediyoruz.
Hem görüntü hem de lezzet bakımından süper bir tarif.
Afiyetler Olsun.

DÜĞME TATLISI

İşte yine size çok değişik bir tatlı tarifi daha. Bu güzel, lezzetli tarifi Sema arkadaşımın bloğunda gördüm ve bu bayram denemeye karar verdim. Çok yemekten karnıma ağrılar girdi demişti gerçekten hiç abartmamış ben daha şerbetini dökmeden 5-6 tane yedim o haliyle bile nefisti. İsmi düğme tatlısı ama gazoz kapağı tatlısı olarak da biliniyor sanırım yapılışı benziyor biraz. Çok güzel bir tatlı mutlaka deneyin derim Semacım canım arkadaşım ellerine sağlık.


Malzemeler:

1/2 su bardağı süt (100 ml.)

1/2 su bardağı sıvı yağ

1/2 paket margarin (125 gr.)

1/2 paket kabartma tozu

Aldığı kadar un (4 su bardağı kadar)


Şerbeti için:

2 su bardağı su (400 ml.)

1.5 su bardağı toz şeker

1-2 damla limon suyu

Üzerine: 1/2 paket hazır çikolata sosu ve 1.5 su bardağı süt

Yapılışı: Margarini eritip biraz ılıtıyoruz. İçine sütü, sıvı yağı ekliyoruz. Kabartma tozunu unumuzun içine bir süzgeçten eleyerek ilave ediyoruz.

Süt ve yağ karışımına unumuzu yavaş yavaş ekleyerek yumuşak bir hamur elde edinceye kadar yoğuruyoruz.

Hamurumuz hazır olunca merdane yardımıyla açıyoruz çok ince olmayacak şekilde ( yarım cm. kadar) küçük bir çay bardağı ile hamura bastırıp yuvarlak şekiller çıkarıyoruz. Çıkardığımız yuvarlakların yarısının da içine bir gazoz kapağı yardımıyla bastırıp halka şekli elde ediyoruz.
Bir yuvarlak hamuru alıp tepsiye koyuyoruz üzerine bir adet halka şeklinde hamur alıp koyuyoruz. Bütün hamurları bu şekilde hazırlıyoruz ve orta ısılı fırının orta katında hafif pembe renk alıncaya kadar pişiriyoruz.
Fırında kurabiyeler pişerken şerbetimizi hazırlıyoruz. Suyumuzu kaynatıyoruz içine şekerimizi ilave edip 15 dk. kadar daha kaynatıp ocaktan alırken içine bir iki damla limon sıkıp şerbeti ılınmaya bırakıyoruz.
Şerbetimiz ve fırından çıkan kurabiyelerimiz ılıyınca şerbetimizi kurabiyelerin üzerine gezdiriyoruz. Şerbeti iyice çekmesi için üzerlerini bir tepsi yardımıyla kapatıp dinlenmeye bırakıyoruz.
Tatlımız şerbetini çekerken ayrı bir kapta çikolata sosunu ve sütü çırpıp orta hareretli ocakta muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişiriyoruz. Ilıyınca bir kaşık ve ya krema torbası yardımıyla tatlıların üzerinde ki yuvarlak boşluklara doldurup üzerini pasta süsüyle süsleyip servis ediyoruz.
Biraz zahmetli gibi görünüyor ama yapması çok zevkli hemen bitiveriyor.
Genelde tatlıları yaparken şerbet soğuksa tatlı sıcak olacak ya da şerbet sıcaksa tatlı soğuk olacak. Ben bir tv programında her ikisininde ılık olmasının daha iyi sonuç vereceğini duydum ve tatlılarımı hep bu şekilde yapıyorum.
Umarım anlatabilmişimdir.
işte gazoz kapağımın ve çay bardağımın büyüklükleri.
Afiyet olsun..




17.12.2008

KIR PİDESİ



Bayram yemeklerimden önce Kır Pidesinin tarifini vermek istedim yarın ekleyeceğim yazmıştım iki hafta geçmiş üzerinden.

Malzemeler:

1 su bardağı ılık süt
4/1 paket margarin
1 çorba kaşığı kuru maya ve ya 1 paket yaş maya (42 gr.)
3-4 kaşık sıvı yağ
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı şeker
Aldığı kadar un (yaklaşık 4 su bardağı kadar)

Yapılışı:
Mayayı ılık sütle birlikte iyice eritiyoruz. Margarini eritip üzerine ekliyoruz. Sıvı yağımızı tuzumuzu, şekerimizi ekliyoruz. Unumuzu yavaş yavaş ekleyerek yumuşak bir hamur elde edip hamurumuzu ılık bir yerde dinlenmeye bırakıyoruz. (25-30 dk. yeterli oluyor)
Hamur kabarınca elimizle mandalina büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlıyoruz. Merdane ve ya oklava yardımı ile çok ince olmayacak şekilde yuvarlak açıyoruz. Arasına dilediğimiz iç malzemesinden koyup yarım ay şeklinde kapatıyoruz.
Orta ısılı ocağımıza büyükçe bir tava koyup ısıtıyoruz.Pidelerimizi koyup üzerlerine fırçayla sıvı yağ sürerek her iki tarafınıda pişirip sıcak sıcak servis ediyoruz.

Hamuru oval açıp ortasına iç malzemesi koyunca kenarlarını ortaya kadar kapatarak pide şeklinde yapabilirsiniz.
Şu "aldığı kadar un" cümlesini hiç sevmiyorum o yüzden elimden geldiğince ölçüyorum koyduğum un miktarını. Bazen unutabiliyorum deneyimli ev hanımları anlayabiliyor hamurun kıvamını ama yeni yemek yapmaya başlayanlar anlayamıyor. Hamur ele yapışmayacak hale gelinceye kadar un ekleyin ama çok da sert olmasın yumuşak kıvamda olunca daha iyi sonuç alırsınız. Acemi ev hanımı olarak ancak bu şekilde tarif edebildim.
İç malzeme tarifi vermedim siz gönlünüze göre ne isterseniz koyabilirsiniz. Biz Patatesli ve ıspanaklı yaptık ıspanağı çiğ patatesi haşlayarak koyduk içerisine.
Afiyet olsun.

GÜZEL BİR BAYRAM GEÇİRDİM

Herkesin geçmiş bayramını tekrar kutluyorum. Ben uzun yıllardır böyle keyifli güzel bir bayram yaşamamıştım. Hiç evde durmadık gezdik, akrabalarımızla görüştük en çok da kızımı mutlu görmek sevindirdi beni. Gördüğü herkese öpücükler dağıttı sarıldı kan çekiyor diye bir tabir vardır ya gerçekten inanıyorum. İlk defa gördüğü akrabalarımıza bile candan sarıldı öptü yavrum. Fotoğraf makinamı almıştım yanıma ama aklımın ucundan geçmedi fotoğraf çekip bu güzel bayramı kızım büyüdüğünde onunla paylaşmak. İnşallah hep beraber böyle nice mutlu bayramlar geçiririz.
Dün yaşadığım telaşlı günümü paylaşmak istiyorum.
Pazar günü bir arkadaşımıza gitmiştik. Kayınvalidem ev telefonumuzu aramış ulaşamayınca beni cep telefonumdan aradı. Korktum akşam vakti birşey mi oldu diye. Salı günü akrabaları bize gelmek istiyormuş "hazırlıklı ol yemek filan hazırla" dedi." Tam kesin değil ama gelirsek ben seni mutlaka ararım" dedi ve hiç ses seda çıkmadı ben de zaten acayip hastaydım kolumu kaldıracak halim yoktu. Aramayınca gelmeyecekler herhalde diye salı günü yani dün rahat rahat uzanırken telefon çaldı eşimin teyzesi kayınvalidemi aramış kayınbabam açmış telefonu "gelinine gitti" demiş. Teyzemde o yüzden aramış geldiyse bir konuşayım diye. Başımdan aşağıya kaynar sular döküldü sanki çok sinirlendim ben haber beklerken onlar yola düşmüş bile hemen koştur koştur evi toparladım düdüklü tencereye barbunya yemeği koydum yine başka bir düdüklü tencereye mercimek çorbası koydum tavuk vardı evde onu haşlamaya başladım bir yandan da pilav yapmak için pirinç ısladım zaten yaprak sarmam da vardı yeter di bu kadar yemek hepsini tam bir saat içinde hazır ettim. Giyindim hazırlandım kapı çaldı kayınvalidem elinde bir paketle gelmiş. Bizim oturduğumuz apartmanda başka akrabalarımız da var, dedi ki; "önce oraya gidiyoruz yemeği orda yiyeceğiz sonra sana çay içmeye geleceğiz" yine sardı beni bir telaş çayın yanında ikram edecek hiç birşey yok evde marketi aradım tatlı getirttim sakallı poğaça yaptım. Bu arada kızım perişan haldeydi ben koştururken onunla ilgilenemedim çok uykusu vardı uyutayım diye üzerini çıkardım kapı çaldı. Kayınvalidem "seni bekliyorlar gel orada oturalım" dedi. Neyse onada kabul dedim çıktım yemek yedik hemen çay koymuşlar ben bizde içelim diye ısrar ettiysem de getiremedim misafirleri başka bir gün de sana geliriz dediler .Betül artık iyice huysuzlanmış dı evime geldim yavrumu uyuttum. Söylene söylene oturdum onca yemek tatlı hepsi kaldı. Kayınvalidem neden beni aramadı geliyoruz diye hadi aramadı hem çayı sende içeceğiz diye söz verip misafirler neden gelmedi işte ben belimin ağrısıyla hastalığım bir yandan öyle kalakaldım. Sonra akşam üstü bana da geldiler artık biraz oturup gittiler.
Evet böyle işte bu olayda bir insanın zor zamanlarda ne kadar pratik çözümler üretebileceğini kısacık ir zamana onca iş sığdırabileceğini anlamış oldum. Yoruldum ama değdi sanırım. Yemekler dondurucuya girdi yine ansızın bir misafir olursa ki mutlaka olacaktır çünki benim misafirlerim hep son anda arayıp biz geliyoruz derler hazır yemeğim var telaş yapmamış olurum en azından. Yaptığım tüm yemeklerin tarifini vereceğim.
Herkese sevgilerimi saygılarımı iletiyorum yaklaşan yeni yılınızın sizlere sağlık, mutluluk getirmesini diliyorum..

7.12.2008

MUTLU BAYRAMLAR


Kapı kapı dolaşıp şeker topladığımız, arefe günü alışverişe çıkıp yeni aldığımız kıyafetlerimizi yatağımızın başucuna astığımız, yepyeni ayakkabılarımıza sarılıp uyuduğumuz o eski güzel bayramları yaşayamıyorum artık. Ama yine de her bayram ayrı bir heyecan ayrı bir mutluluk bu bayramı kızım eşim ve ailemle geçirebilecek olmak dünyalara bedel. Dilerim sizlerde aileleriniz ve sevdiklerinizle birlikte beraber şeker tadında güzel bir bayram geçirirsiniz. Kurban bayramınız mübarek olsun. Kurban kesebilenlerin kurbanlarını rabbim kabul eylesin kesemeyenlere önümüzde ki sene kesmek nasip etsin.
Bayram telaşından birçok arkadaşıma mesaj yazamadım kusurabakmayın buradan tüm dostlarımın ve bu yazımı okuyan herkesin bayramını kutluyorum.
Bayramdan sonra yeni tarif ve bayram anılarımızla tekrar burada olacağım sevgiler...

4.12.2008

RULO PASTA


Yine misafir ağırladık bugün bayram telaşı temizlik filan derken fazla birşey yapamadım. Rulo Pasta ve Kır pidesi vardı menüde. Kır Pidesi annemin maharetli ellerinden çıktı. Pastamın tarifini vereyim Pideyi yarın eklerim çok yorgunum şu an ama güzel tatlı bir yorgunluk üzerimdeki.

Malzemeler:
Kek için:
1 su bardağı un (200 g.)
3 adet orta boyda yumurta
1.5 çay bardağı toz şeker (150 gr.)
1 paket vanilya
1/2 paket kabartma tozu

Kreması için:
2 çorba kaşığı un
2 çorba kaşığı toz şeker
1.5 su bardağı süt (250 ml.)
Fındık büyüklüğünde tereyağ ve ya margarin

Üzeri için:
1/2 paket hazır toz halde çikolata sosu
225 ml. süt (1 + 4/1 su bardağı)

Yapılışı: Önce kremamızı hazırlayalım. Tencereye şeker ve unu koyalım yavaş yavaş soğuk sütümüzü ilave edip karıştırarak orta ısılı ocakta pişirelim. Muhallebi kıvamına gelince ocaktan alıp yağımızı ilave edelim. Bir kenarda kaymak tutmaması için ara sıra karıştırarak soğumaya bırakalım. Ben çok az da kakao koydum kremama.
Kekimiz için, yumurta ve şekeri iyice köpük köpük olup şeker eriyene kadar çırpalım. Unu, kabartma tozunu ve vanilyayı eleyerek ekleyelim ve bir kaşık yardımıyla malzemeleri iyice birbirine yedirelim.
Yağlı kağıt serilmiş büyük boy fırın tepsimize (30*30) kekimizi döküp orta ısılı fırının (160 derece) orta katında pişirmeye bırakalım.
Kekin üzeri hafif pembeleşmeye başlayınca hemen fırından alalım. Kağıdıyla beraber rulo halinde sarıp üzerini bir bezle örterek ılınmaya bırakalım.
Kekimiz ılıyınca kağıdından çıkararak içine soğumuş olan kremamızı yayalım.İsteğe göre 2 adet muzu bütün olarak yerleştirelim. Kekimizi rula halinde sarıp buzdolabında dinlenmeye bırakalım.
Kekimiz soğurken bizde ayrı bir tencerede üzeri için, süt ve çikolata sosumuzu karıştırıp orta ısılı ocakta yine muhallebi kıvamına gelene kadar pişirip ılıması için ara sıra karıştırarak bekletelim.
Ilıyan çikolata sosumuzu kekimizin üzerine düzgün bir şekilde yayıp süsleyelim. Yine buzdolabında 3-4 saat bekletip servis edelim.
Not: Kekiniz fırında biraz sertleşirse 1 çay bardağı sıcağa yakın şekerli su ile ıslatıp ondan sonra kremamızı arasına dökelim.
Afiyet Olsun..


3.12.2008

YAĞLARINIZI LAVOBOYA DÖKMEYİN

Özel bir tv kanalında yemek..yiz adlı bir program var. Hepiniz biliyorsunuzdur bende bu programı takip ediyor yeni yemekler öğrenirim düşüncesiyle kaçırmamaya çalışıyorum.
Bu akşam ki yarışmacı Karnıyarık yaptı. Patlıcanları kızarttığı bir tencere sıvı yağı olduğu gibi lavoboya döktü. Nasıl üzüldüm anlatamam genç, okumuş, kültürlü bir bayanın böyle bir davranış sergilemesi beni çok şaşırttı. İsraftır , günahtır kaç lira para veriyoruz o yağlara tamam belki para önemli değil hadi israfı günahı da bilmiyor ama insana saygı, doğaya saygı diye bir şey var arkadaşlar.Biliyor musunuz? lavobaya dökülen 1 litre yağ 1 milyon metre suyu kirletiyormuş. Bakın kimyager CANAN ESER ne söylemiş bu konu hakkında:
Kimyager Canan Eser lavaboya dökülen bir litre bitkisel yağın 1 milyon litre suyu kirlettiğini belirtti.
Eser, lavaboya dökülen bir litre bitkisel yağın 1 milyon litre yer altı suyunu kirlettiğine dikkat çekti. Çok fazla kullanılan kızartmalık yağlarda polar maddenin arttığını ve bu polar maddenin insan vücudunda kansere yol açtığını anlatan Eser, çok kullanılmış ve polar seviyesi yüzde 25′in üzerine çıkmış yağların yemeklerde kullanımının mutojenik etkilerinin de görülerek insan DNA’sında bozulmalara ve insan fiziki yapısında değişimlere sebep olduğunu kaydetti. (alıntıdır)

Sadece bu bayan için söylemiyorum bir çoğumuzun bu şekilde yaptığını görüyor ve duyuyorum maalesef. Kızarmış yağ belki sağlıklı olmayabilir tekrar yemeklerde bu yağı kullanmak istemiyor olabilirsiniz ama insan sağlığını da hiçe saymayın lütfen.
Atık yağları toplayan bir kurum var yağlarınızı biriktirip 5 kg. olunca bu kurumu arayabiliyorsunuz bildiğim kadarıyla kapınıza kadar gelip alıyorlar.
Lütfen yapmayın sağlığımızla oynamayın zaten dünya olarak küresel bir kriz içerisindeyiz hiç bir şeyi israf etmeyelim tek lokmamızı bile çöpe atmayalım. Biraz daha duyarlı olalım.

KABAK KÖFTESİ


Kabak köftesi lise yıllarımda ne çok yapar yerdik. Çok severim eşim sevmediği için evlendiğimden beri hiç yapmamıştım dün kızım için yaptım severek yedi kuzum bundan sonra sık sık yapar yeriz.

Çocuklarınıza tattırın mutlaka bu sağlıklı yemeği.


Malzemeler:

3 adet orta büyüklükte kabak

1 adet yumurta

1 çay bardağı un

2 dilim bayat ekmek içi

2 diş sarımsak

2 çorba kaşığı kaşar peyniri

tuz, kara biber, kırmızı pul biber ve arzu ettiğiniz bahartlar


Yapılışı:

Kabakların kabuğunu soyup, rendenin iri kısmıyla rendeleyin. Kabak çok su bırakıyor bunu için bir süzgece alıp 1-2 saat suyunun akmasını bekleyin.
Kabak iyice suyunu salınca elizinle sıkarak derin bir kaba alın üzerine unu, yumurtayı, ekmek içini, kaşar peynirini ekleyin sarımsağı ezerek ve ya rendeleyerek onu da malzemelere ekleyin tuzunu ve baharatlarını koyup, köfte gibi yoğurun.
Teflon bir tavaya 4-5 kaşık sıvı yağ koyup kızdırın.
Bir kaşık yardımıyla köfteyi aralıklı olarak kızgın tavaya döküp iki tarafınıda kızartarak biraz soğuk olarak servis edin.
Not: Kabağı süzgeçte ne kadar bekletirseniz bekletin yinede sulu oluyor yani tam köfte gibi koyu kıvamlı olmuyor biraz sıvı oluyor o yüzden kaşık yardımıyla döküyoruz tavaya bu işi ne kadar hızlı yaparsanız o kadar iyi olur çünkü bekledikçe kabaklar daha da sulanır ve içinden çıkılmaz bir hal alır. İlk yaptığım zamanlar da çok gelmişti başıma :)
Afiyet Olsun..

2.12.2008

REVANİ


Ramazan bayramında misafirlerime ikramımdı Revani,Yaprak Sarması ve Rus Salatası o zaman blog oluşturma düşüncem olmadığı için resimlerini ayrı ayrı çekmemiştim üyesi olduğum anneler forumuna göndermek için çekmiştim bu fotoğrafı.Revani çok sevdiğim ama pek sık yapmadığım bir tatlı sizlerlede paylaşmak istedim. Kurban Byaramı yaklaşıyor şimdiden ikramlıklarımı düşünmeye başladım bile sizlerlede paylaşacağım ikramlarımı.

Rus salatası tarifini ilerleyen günlerde ekleyeceğim ;)


Revani için Malzemeler:

Keki için:
3 yumurta
1 su bardagi seker
1 su bardagi yogurt
1 su bardagi irmik
1 su bardagi un
1 paket vanilya
1 tatli kasigi karbonat
Şerbet için:
3 su bardagi su
3 su bardagi seker
½ limon suyu
Yapılışı:
Önce şerbetimizi hazırlıyoruz bunun için 3 su bardağı suyu kaynatıp içine şekeri ilave edip şeker eriyinceye kadar karıştırarak pişirin.Şeker eridikten sonra ocağın altını kısıp 5-10 dk daha kaynatın limon suyunuda ekleyip ocaktan alın ve ılımaya bırakın.
Keki için Yumurtaları ve şekeri iyice çırpın şeker eriyinceye kadar.
Yağı yoğurdu ekleyip karıştırın.
Karışımın içine unu eleyin sırasıyla irmiği, karbonatı,vanilyayı ekleyip iyice karıştırın.
Hazırlanan keki yağlanmış bir tepsiye dökün ( yuvarlak tepsiyse yaklaşık 26-28 cm çaplarında olmalı tepsiniz kareyse 25*30 cm yeterli olur) orta ısılı fırında (175 derece) üzeri kızarana kadar pişirin.
İçini kürdanla kontrol edin kekin içine batırdığınız kürdan temiz çıkarsa pişmiş demektir eğer hamurlu çıkıyorsa kekin üzerini alimünyum folyoyla örtün ve kekinizi pişirmeye devam edin.
Kekimiz pişince biraz ılıması için biraz bekletip keki dilimleyin ve yine hafif ılımış olan şerbeti üzerine döküp 3-4 saat kekin şerbeti çekmesi için dinlendirin.
Afiyet Olsun.

1.12.2008

TEMİZLİKTE ISLAK HAVLU

Belki birçoğunuz biliyorsunuzdur ben kızım doğduktan sonra keşfettim ıslak havluların leke çıkarma özelliğini. Daha çok bebeklerin alt temizliğinde kullanılan ıslak havlular çay,kahve,süt, ve meyva suyu lekelerini çıkarıyor kızım biberon kullanmaya başladığında her yere süt meyve suyu döküyordu onları temizlemek için kullandım hiç leke kalmadığını görünce kazayla çay kahve döküldüğünde denedim ve gerçekten hiç bir iz kalmadan çıkarıyor bu lekeleri.
Mutfak dolaplarımı neyle silersem sileyim iz bırakıyordu buzdolabı bulaşık makinası da öyle birde malum bizim yaramaz o küçük ellerini her yere sürüyor her taraf el izleriyle doluyor aynalar,dolaplar bugün onları da ıslak havluyla silmeyi denedim ve pırıl pırıl oldular sizinlede paylaşmak istedim.
Mutlaka deneyin derim memnun kalacaksınız ;)
Sevgiler..

FIRINDA TAVUK


Malzemeler:

1 adet bütün tavuk

1 baş soğan

3-4 diş sarımsak

2 çorba kaşığı yoğurt

1 çorba kaşığı salça

1 çorba kaşığı ketçap

1 çorba kaşığı sıvı yağ

tuz ve arzu ettiğiniz baharatlar


Yapılışı: Sarımsak ve soğanı genişce bir kaba rendeliyoruz içine yoğurt,sıvı yağ,salça,ketçap tuz ve dilediğimiz baharatları ekleyip iyice karıştırıyoruz.
Tavuğumuzu güzelce yıkıyoruz tüyleri varsa ocak üzerinde yakıp temizliyoruz.
Bütün halde her tarafını sosa buluyoruz.Bıçakla tavuğa çizikler atarsanız hem pişmesi kolay olur hem sos içine de girmiş olur ve daha lezzetli olur.
Fırın poşetine tavuğumuzu koyup ağzını sıkıca bağlıyoruz.İğne yardımıyla poşetin üzerini birkaç yerinden delip fırın tepsisine yerleştiriyoruz ve orta ısılı fırında yaklaşık bir saat pişiriyoruz.
Notlar:
Benim fırınım dereceli değil 1 2 3 4... gibi kademeleri var ben 4 derecede pişiriyorum genelde yemeklerimi sanırım 175 dereceye denk geliyor.
Tavuğu sosa buladıktan sonra buzdolabında 2-3 saat bekletirseniz daha leziz olur. Dışarıda satılan kızarmış tavuklardan daha lezzetli ve daha sağlıklı bence hem de daha ucuz orta boy bir tavuk 4.5 ytl ve dört kişi ağırlyabilirsiniz.Sunumuda çok güzel ben biraz kanat kısımlarını yaktım bunun için tavuğu koyduğumuz poşetin üzerine alimünyum folyo örterseniz sarmadan sadece üzerine koyarsanız yakmadan pişirirsiniz tavuğunuzu benim sonradan aklıma geldi maalesef.
Afiyet Olsun :)