25.06.2009

PATATES KROKET; PATLICAN SALATASI VE CACIK

Fotoğraf makinamız hala gelmedi görüntü için özür dilerim ama ben çok sevdiğim bu tarifleri paylaşmak istedim sizlerle cep telefon kamerasıyla çektim ancak bu kadar oldu ileride yaptıkça çeker daha güzel fotolarını koyarım.

Patates kroketi yemekteyiz yarışmasında görüp denedim kahvaltılar içinde ideal bence o yüzden kahvaltılık etiketine ekledim. Çok kötü çıkmış resimde ama harika bir tadı var çok sevdim.
Malzemeler:
3 adet orta boy patates

1 adet yumurta

1 çorba kaşığı nişasta ve ya un

2 çorba kaşığı kadar beyaz peynir ve ya kaşar peyniri
isteğe göre maydonoz
galeta unu ve bir adet yumurtanın beyazı

Yapılışı: Patatesleri haşlıyoruz ve rendeliyoruz ben her zamanki gibi düdüklü tencerede 10 dk. haşladım yumuşacık oldular. Üzerlerine peyniri ve yumurtayı ekliyoruz tuz ve arzu ettiğiniz baharatlarla tatlandırıp en son nişastayıda ekleyerek iyice yoğuruyoruz. Ceviz büyüklüğünde parçalar alıp elimizle yuvarlıyoruz, önce yumurta beyazına daha sonra galeta ununa bulayıp kızgın yağda her iki yüzüde kızarana kadar pişiriyoruz.




Patlıcan Salatası
Malzemeler:
2 adet Patlıcan
1 adet domates
2 adet sivri biber
1 adet küçük baş soğan
1-2 diş sarımsak
1/2 limonun suyu
zeytin yağ
tuz
Yapılışı: Patlıcanları Fırınınızın yüksek ısı ayarında alimünyum folyoya sararak ya da yeni çıkan köz tavalarından kullanarak közlüyoruz. Annem hep ocağın üzerine koyup yapardı öylesinin tadı çok daha güzel oluyor ama insan sıkılıyor başında bekleyip sürekli çevirmekten fırında ya da köz tavasında olunca aynı anda birçok patlıcan közleyebiliyorsunuz gerçi o tadı vermiyor ama daha pratik.
Patlıcanlar közlenince kabuklarını soyup hemen üzerlerine limon suyu döküyoruz kararmaması için. Domatesi, biberi, soğanı, sarımsağı küçük küpler halinde doğrayıp patlıcanlara ilave ediyoruz tuzunu ve zeytin yağınıda ilave ederek karıştırıyoruz.



Yaz sofralarının vazgeçilmezi buz gibi cacık çok severiz biz.

Malzeme listesi vermeye gerek yok sanırım 1 kase yoğurdu yarım bardak su ile içine tuz, bir iki tutam kuru nane ve bir iki damla zeytin yağı ilave ederek çırpıyoruz. 1 adet salatalığı küp küp doğrayarak ve ya rendeleyerek yoğurdumuza ekliyoruz sarımsaklı olsun derseniz ki biz hep sarımsaklı yeriz 1 diş sarımsağı üzerlerine rendeleyip iyice çırpıp servise hazır ederiz.

Afiyet Olsun.

Kandiliniz Mübarek Olsun.

24.06.2009

BEYTİ SARMA




Görüntü pek iç açıcı değil, beceremedim süslemeyi öylece koydum servis tabağına ama lezzet süperdi .Dışarıda yemek yiyorsak en sık bu yemeği söylerdim. Çok seviyorum evde de denemek istiyordum hep ama ızgara yok şiş yok derken sürekli erteliyordum ki tost makinası geldi aklıma ızgara olarak da kullanılabileceğini söylüyorlardı bende denemeye karar verdim gerçi şişim de yoktu o gün ama olsun dedim yapacağım ben bu yemeği elimle şekil verdim köftelere çok da güzel oldu. Mutlaka deneyin akşam yemeklerine değişik bir alternatif çocuklarda çok sever eminim.

Malzemeler: (2 kişi)


300 gr. kadar kıyma


1 adet küçük boy soğan


1-2 diş sarımsak


1 tatlı kaşığı biber salçası


tuz, karabiber ve arzu ettiğiniz baharatlar


arzuya göre maydonoz ben koymadım


2 yemek kaşığı salça


3 yemek kaşığı tereyağ


su ve lavaş ekmeği 2 adet


Yapılışı: Kıymayı bir kaba alıp üzerine soğanı ve sarımsağı rendeliyoruz, tuzunu, 1 tatlı kaşığı biber salçasını ve arzu ettiğiniz baharatlarıda ilave ederek iyice yoğuruyoruz.


Bir miktar kıymalı harçtan alıp elimizle şekil veriyoruz şişiniz varsa daha güzel olur benim yoktu epey zorlandım ama sonuçta oldu. Izgarada iki yüzüde kızarana kadar pişiriyoruz. Izgaranıza sivri biberde atın kebapların yanına çok yakışıyor közlenmiş biber.


Tavamıza tereyağı alıp eritiyoruz içerisine salçayı ilave ediyoruz suyla sulandırıp biraz pişiriyoruz ve sosumuzu elde ediyoruz.


Lavaş ekmeğimize elimizle su serpiştirip azıcık yumuşamasını sağlıyoruz. Köfteleri içerisine koyup rulo halinde sarıyoruz ve bir parmak kalınlığında dilimliyoruz üzerlerine sosumuzdan döküp yanında yoğurtla servis ediyoruz.


Afiyet Olsun.

20.06.2009

TUVALET ALIŞKANLIĞI

Bugün tam 7. günümüzdeyiz bezimizden kurtulalı gündüzleri kupkuru kuzum artık çişi gelince söylüyor hemen koşuyoruz tuvalete yapıyoruz çok mutluyum kızım hayatındaki en önemli sınavlarından birini de geçmiş oldu böylelikle.
Her ne kadar ara sıra kakasını söylemekde gecikipde küçük kazalar yaşasak da olsun bu çok büyük bir ilerleme bence düşünsenize tam iki yıl hep bezine yapmaya alışmış bir anda mucize beklememeliydim ama kızım beni çok şaşırttı hemen ikinci gününde söyleme başladı maşaallah aman nazarlar değmesin biricik kızıma.
Bende bu önemli sınavımızı nasıl atlattık sizlere biraz anlatmak istedim. Yeni başlayacak anneler inşaallah okurlarsa belki birazcık olsun bir katkım olur diye düşündüm.
Bir iki gün içinde öğrendi dedim ya aslında aylardır hazırlık yapıyordum yavaş yavaş bir iki ay öncesinden güzel, kullanımı rahat bir lazımlık almıştık kızıma önceleri oyuncak gibi oynamasına izin verdim daha sonra tuvalete kaldırdım bunun yeri burası dedim. Tuvalete gideceğim zamanları söylemesi ayıp çişim geldi diye koşturuyordum kızımda biraz alışkanlık kazansın diye hatta bazen o da giriyordu tuvalete lazımlığına oturuyordu öylece kıyafetleriyle. Ben bu şekilde olması gerektiğini gerçekten bilmiyordum ama dün bir internet sitesinde bu yazığımın aynısının bir doktor tarafından yazıldığını gördüm bilmeden meğer ne doğru bir uygulama yapmışım. Çok etkisi oldu bu davranışlarım daha sonraları kızımda ben tuvalete giderken benimle birlikte girmeye başladı üzerindekileri çıkarttırıp oturuyordu lazımlığına çiş yapmıyordu ama olsun lazımlığın o amaçla alındığını anlamış oldu.
İşte böyle bir iki ay geçti en son geçtiğimiz pazartesi günü lazımlığa çişini yapınca karar verdim bundan sonra bez takmayacağım dedim. Komşum Özlem Hanımın çok faydası oldu bu konuda sağolsun. Sadece bir tek pijamayla dolaşsın kilot bile giydirme demişti dediği gibi yaptım giymediği ne kadar pijama varsa hazır ettim ve kendi kendime söz verdim hiç bir şekilde ne yaparsa yapsın asla kızmayacağım dedim bu konuda çocuk kadar annenin de hazır olması çok önemli .
İlk iki gün kabus gibiydi çişim var deyip tuvalete gidiyorduk yapmıyordu ama tuvaletten çıktığımız an nereye olursa oraya yapıyordu altı yedi tane pijama kirletti. Kirlenen pijamalarını bir leğene koyup hadi yıkayalım dedim beraber yıkadık sürekli konuştum çişin gelince bana söyle akıllı kızlar öyle yaparlar diye anlattım durdum ve üçüncü gün artık tamamen öğrenmiş oldu güzel kızım. Çişi gelince gösteriyor ben üzerini çıkarıyorum kendisi koşuyor tuvalete ışığı yakıyor, lazımlığa çişini yapıyor, bir güzel onu tuvalete döküyor söylemesi ayıp totosunu siliyor ve musluğu açıp bay bay yaparak gönderiyor çişleri evlerine :) sonrasında yine ışığı kapatıyor ve pijamasını pek beceremese de giymeye çalışıyor.
Tuvaletini yapmayı öğrendikten sonra çok da değişti kendine güveni geldi sanki büyüdüğünün farkına varıyor bana göre herşeyi kendisi yapmak istiyor yürüyüşü bile değişti efe efe yürüyor sanırsınız erkek çocuğu:)
Dediğim gibi bu işe başlamadan önce kendiniz hazır olmalısınız sonra çocuğunuzu hazırlamalısınız gerisi kendiliğinden geliyor zaten.
Benim kızım şu an tam 23 aylık 2-2.5 yaş ideal diyor zaten doktorlar bu yaşlarda tutabiliyorlarmış artık tuvaletlerini.
Gece de bağlamıyorum ben bez öylece yatıyor üç gün kuru, iki gün biraz çişini yapmış uyandı ama o kadar olur daha da iyi olacak inşaallah.
Benim naçizane önerilerim bu kadar. İnat haline getirilmemeli güzellikle bir hafta kadar deneyip olmuyorsa tekrar beze devam edilmeli diye düşünüyorum.
Herkese kolay gelsin..

16.06.2009

MAYASIZ POĞAÇA VE PATATES SALATASI



Bir pazar sabahı hem değişik birşeyler olsun diye hem de canım çok poğaça istediği için bu poğaçaları yapmıştım. Mayalı hamur yapıp mayasının gelmesini bekleyemezdim onun için hemen bilgisayarı açıp mayasız poğaça tarifi aramaya başlamıştım ve Cumartesi Mutfağında bu tarifi görmüştüm hemen denedim ve çok beğendim bence sizde pazar kahvaltıları için deneyin yarım saate hazır olur sıcacık yersiniz. Patates salatasını da bilmeyen yoktur sanırım ama olsun ben çok sevdiğim için eklemek istedim. İşte tarifleri;

Malzemeler: (Poğaça için)

1 çay bardağı erimiş margarin
1 çay bardağı sıvı yağ
1 çay bardağı yoğurt
1 yumurta-beyazı hamurun içine sarısı üzerlerine
1 tatlı kaşığı toz şeker
1 tatlı kaşığı tuz
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un

Yapılışı: Sıvı yağ, erimiş margarin, yoğurt ve yumurtanın beyazını iyice karıştırıyoruz. Tuzunu, şekerini, kabartma tozunu ve yavaş yavaş unu ekliyoruz yumuşacık bir hamur olana kadar yoğuruyoruz.

Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopararak içine dilediğimiz iç malzemesinden koyup(ben peynirli yapmıştım) kapatıyoruz. Üzerlerine yumurta sarısı sürüyoruz arzuya göre susam, çörek otu serpip orta ısılı fırınımızda üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.

Afiyet Olsun.

Malzemeler: (Patates salatası için)

5-6 adet orta boy patates

5-6 yaprak kıvırcık

10 dal kadar maydonoz

zeytin yağ

3-4 dal taze soğan

yarım limonun suyu

tuz,pul biber ve arzu ettiğiniz baharatlar

Yapılışı: Patatesleri haşlıyoruz ve küp küp doğruyoruz .( Ben önce soyup, küp küp doğrayıp düdüklü tencerede 7-8 dk. kadar haşlıyorum çok diri kalmıyor çok da yumuşamıyor patatesler.) Genişçe bir tabağa alıyoruz.

Diğer yeşil malzemeleri ince ince kıyıyoruz ve patateslere ekliyoruz dilediğimiz miktarda zeytin yağını, baharatlarını ve limon suyun ekleyip güzelce karıştırıyoruz.

Afiyet Olsun.

10.06.2009

UYUZ SUYU ŞELALESİ


Eşim bir belgeselde görmüş bu şelaleyi haftasonu gidelim diye çok ısrar etti. Gaz parası çok gider, çocuk küçük onca yola dayanamaz deyip ikna ettik gitmeyecektik onun yerine yine Beypazarına gidip dönecektik.

Pazar sabahı geldi babamlar bizi aldılar çıktık Beypazarına doğru yola. Yol boyu harika gelincik, papatya ve kiraz ağacı manzaralarıyla vardık Beypazarına ama festival varmış, sokaklarda adım atacak yer yok aşırı kalabalıktı giremedik çarşıya eşim buraya kadar gelmişken görelim o şelaleyi dedi. Babam kıramadı Nallıhan'a doğru yol almaya başladık. Önce Çayırhanda Kuş Cennetini gördük muhteşem bir manzaraydı

Ankarada gezip görülecek yer yok, denizi yok diyenler görmeliydi bu güzelliği öyle heybetli bir dağı da vardı ki kırmızı,mavi ve beyaz renklerin buluşmasıyla oluşmuş sanki boya kalemleriyle çizilmiş kelimeler yetersiz kalır anlatmaya. Kıpkırmızı bir toprak nasıl olur rabbim neler yaratmış, mavimsi toprak sanırım kildi birde bizim oraların(beypazarı) genelde toprağı beyazdır özelliği nedir bilemiyorum ama dağlarımız bembeyazdır. İşte böyle güzelliklerin arasından geçerek Nallıhan'a vardık.

Küçük bir marketten yiyecek, içecek malzemelerimizi alıp şelalenin yolunu sorduk bir genç tarif etti bize ama nasıl etmiş çok bedduamızı aldı :)dediği yönde en az 20 km. yol gittik sonra bir araba rastgeldide sağolsun bizim kaybolduğumuzu anlayıp durdu Allahtan biliyormuş şelaleye giden yolu tekrar geri döndük Nallıhana oradan Bolu yoluna doğru gitmemizi söyledi tekrar yanlış anlaşılma olmasın diye bir benzincide inip sorduk nerededir bu şelale diye çok ilginç oranın yerlisi bile bilmiyordu bilen bir yolcu benzin alırken bizim sorduğumuzu görüp yanımıza geldi o daha önce gitmiş çok zor bulmuş detaylıca tarif etti sağolsun.

Göynük sapağından sola dönüp en az 20 km gittik sonra tabelayı nihayet görebildik. Öyle bir güzellik barındıracaksın ilçende ve hiç bir şekilde ne bir tanıtım ne bir tabela koymayacaksın nasıl çalışıyor belediyesi anlamadım. Karacasu köyünün içinden bir yol uzanıyor dağ boyunca öyle bir yol ki bir adım öteni göremiyorsun kıvrım kıvrım heryanı çam ağacı mis gibi çam kokuları geliyor dolana dolana dağın neredeyse zirvesine vardık yol çok kötü değildi asfalt olmasada düzgündü arabayla rahat çıktık 7 km. yazıyordu tabelada.

Şu kıvrımı geçelim varırız diyoruz yok burayı dönünce görürüz yok ama görülecek bir yerde değilmiş bizden önce giden birkaç araba varmıştı onları görünce durduk bizde yoksa mümkünü yok rabbim sanki kimseler görüp bilmesin diye saklamış.

Bilmiyorum ne söylesem çok güzel,harika,muhteşem,mükemmel yok hiç biri anlatmaz o güzelliği o tertemiz havayı o bemberrak suyu anlatmaya.

Şelaleyi görebilmek için biraz daha aşağı inip yürümek gerekiyor oraya araba inemiyor suyun içinde biraz gezindik çok kuvvetli akmıyor su bu yıl bayağı yağmur filan yağdı ama yinede yeterli olmadı demekki duyduğumuza göre uyuz hastalığına iyi geliyormuş o su o yüzden ismi uyuzsuyu şelalesi akarsu normalde buz gibi olur ya bu suyun bir özelliğide yaz- kış sıcaklığının 36 derece olmasıymış çok özlemişim dağ havasını insanın bir ömür orada kalası geliyor.

Çok güzel ve çok yorucu bir gün geçirdik kilometrelerce yol gittik ama değdi şelale 21 haziranda kuruyormuş önümüzdeki seneye kadar birdaha gidemeyiz artık.

Ankaraya yaklaşık 190 km mesafede gittiğimiz yer yaklaşık 50 lira kadar gaz yaktı araba üstelik biz birde yolu kaybedik 20-30 km fazladan gitmiştik buna rağmen 50 lira çok iyi bence imkanı olan herkes görmeli.

Dönüşte Davutoğlanda oturan akrabalarımıza da uğradık inekler,köpekler kediler, tavuklar tam çiftlik gibi evleri taze taze süt verdiler bize .

Bu durumdan en çok memnun olan tabii ki kızımdı doyasıya koşturdu güldü eğlendi zaten tam bir araba hastası çok iyi geldi bu gezi inşaallah daha güzel yerlerde görür.
Yazmayı unuttum birde karacasu köyünün girişinde köy sofrası diye bir mekan vardı içine girmedik ama yöresel lezzetler sunduklarını duydum dışarıdan da oldukça güzel görünüyordu.

Detaylı bilgiler için bu siteyi bir ziyaret edin derim sevgiler.


4.06.2009

Sobeee


Bu muhteşem güzellik sevgili emine arkadaşımın ellerinden çıkmış bayıldım çok şık bir aksesuar olmuş bence sadece bu mu daha ne harikalar var blogunda ( http://eminevehobileri.blogspot.com/)hepsi birbirinden güzel el emeklerinin maharetli hamarat arkadaşım benim. Beni sobelemişti vakit bulamadığımdan cevaplayamamıştım. Sevgiler göndererek cevaplıyorum.

1- isim veya lakabınız.__ mine lakabım ortanca
2-Doğum yeriniz.__ankara
3-Hobileriniz__yemeekk
4-En değerli üç şeyiniz.__ailem, eşim, kızım
5-olmazsa olmaz dediğiniz şey.__ ailem,eşim, kızım, sağlık
6-Etkilendiğiniz bir kitap__ Gorki'nin Ana kitabı
7- Gitmek istediğiniz yer__köyüm
8-unutamadığın an__ kızımın doğumu
9-İdeal kadın nasıl olmalı.__ ayakları üstünde durabilen, ailesine çocuklarına sahip çıkabilen, dürüst, saygılı ve sevgi dolu
10-En büyük korkunuz.__ aileme sevdiklerime zarar gelmesi
11-idealiniz__ kızıma iyi bir gelecek sunabilmek onu en güzel şekilde ülkesine ailesine hayırlı bir evlat olabilecek şekilde yetiştirmek
12-En sevdiğiniz yemek__ çok var ama en çok köfte
Teşekkürler emoşum sevgiler..

KAZAN KEBABI




Sınavlar bitti bakalım sonuçlar ne olacak merakla bekliyorum inşaallah o kadar çalışmama değmiştir. Sınavlar bitti rahatladım bloguma zaman ayırırım derken bu kezde fotoğraf makinası gitti inşaallah biriken tariflerim bitene kadar gelirde çekerim yine yemeklerimi makina yok diye değişik birşeylerde yapamıyorum resmini çekemem diye.

Kazan kebabını yemekteyiz yarışmasında duydum aslında ben bu yemeği yaparım ara sıra ama hep fırında yapardım adınada patlıcan kebabı deniyor sanırım. Programda tencerede yapıldığı için isminin kazan kebabı olduğunu söylemişlerdi bende bu kez tencerede yaptım bence böylesi daha güzel oldu fırında pişirince köftelerin iç kısımları pişmeyebiliyordu bazen ama bunda öyle bir sorun yok çok güzel pişti tadıda daha güzeldi. Bence denemeye değer değişik güzel bir yemek.
Malzemeler : (2 kişi için)
2 adet patlıcan
3 adet domates
2-3 adet yeşil sivri biber
sıvı yağ, tuz 1/2 su bardağı kadar sıcak su
isteğe göre 1 yemek kaşığı salça
Köfte için:
200 gr. kıyma
rendelenmiş soğan (bir adet soğanın yarısını rendeledim ben)
1-2 diş sarımsak
tuz ve arzu ettiğiniz baharatlar (kırmızı pul biber,karabiber vs.)
Yapılışı: Kıyma, soğan, sarımsak,tuz ve baharatları iyice yoğurup küçük köfteler hazırlıyoruz.
Patlıcanları alacalı soyup tuzlu suda bekletiyoruz verev şekilde bir parmak kalınlığında kesikler atıyoruz kopmayacak şekilde.
Domatesin 2 tanesininde kabuğunu soyarak yine kopmayacak şekilde bir parmak kalınlığında kesiyoruz.
Hazırladığımız köfteleri bu kesiklerin aralarına yerleştiriyoruz. Tenceremize diziyoruz. Üzerlerine sıvı yağı ekliyoruz 3-4 kaşık yeterli olur sanırım.
1/2 su bardağı sıcak suda salçayı eziyoruz yemeğimizin üzerine gezdiriyoruz (dilerseniz salça koymayabilirsiniz). Kalan 1 adet domatesi rendeliyoruz biberleri küçük küçük doğruyoruz onlarıda yemeğin üzerine ekliyoruz ve çok kısık ateşte pişmeye bırakıyoruz.Yaklaşık yarım saat içinde pişmiş oluyor.
Afiyet Olsun.